Hürriyet

18 Mart 2013 Pazartesi

bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı



Çanakkale Zaferimizin yıldönümünde bu topraklar için canını feda etmiş herkesi rahmetle anıyorum.








bu resmi internette buldum. sahibini bilmiyorum, emeğine sağlık çok güzel bir çalışma yapmış.

17 Mart 2013 Pazar

Kızım Pamuk Prenses oldu

4,5 yaşındaki kızım anaokuluna gidiyor ve devam ettiği okul her yıl Mart ayı içinde bir kıyafet balosu düzenliyor. Bu sene kızım Pamuk Prenses olmak istemişti ve ben de ona kostümünü dikeceğime söz vermiştim. Daha önceki bir yazımda da bu kıyafet ile ilgili yaptığım alışverişi paylaşmıştım. Kumaşlarımı anlatmıştım.

Sonunda kızımın Pamuk Prenses kostumü zamanında bitti ve kızım büyük bir mutlulukla bu kostümünü giydi.

Internetten araştırıp acemi bir terzinin dikebileceği bir modeli kızım için hazırladım. Çok da güzel oldu. Gören herkes bayıldı ama en önemlisi kızım kostümüyle çok ama çok mutlu. Diyebilirimki izin versem sadece Pamuk Prenses olarak dolaşacak ortalıkta.





16 Mart 2013 Cumartesi

Eda'nın yeni elbisesi

Eda'ma yeni bir elbise dikiyorum. Önce kumaşlarımı paylaşayım istedim.

Kumaşlarımı çarşamba pazarından aldım. Şifon kumaşım için 3 TL verdim ve yakasında kullanacağım süslemesi için de 1 TL verdim. Yani 4TL'ye mal etmiş oldum. 





Şifon dikmenin pek de kolay olmadığını, kayıp duracağını düşünüyordum. Internetten aradım buldum, kaymasın rahat rahat dikilsin diye bir formül varmış. 

Ben de pek çok blogda okuduğum bu formülü denedim ve gerçekten işe yaradığını gördüm. Evet, kumaşınızı yıkıyorsunuz ve suyun içerisine 2 dolu çorba kaşığı nişasta ilave ediyorsunuz.

Suyunu süzdürüp ütü ile kurutuyorsunuz ve işte şifon kumaşınız kolalanmış oluyor ve rahat rahat biçip dikebiliyorsunuz. Sonra duruluyorsunuz ve şifon kumaşınız eski haline dönüveriyor. Yumuşacık, tiril tiril...

Denedim oldu, tavsiye ederim.

13 Mart 2013 Çarşamba

Ripple battaniyem bitti

Daha önceki burada ve burada da bahsettiğim ripple battaniyem bitti.

Ben örerken de çok sevmiştim, bitmiş halini de çok sevdim. Ama şimdi düşünüyorum acaba kenarlarına daha önce başka bir blogda görmüş olduğum oyayı yapsam nasıl olur diye. Sanırım önce deneyeceğim ve sonra karar vereceğim.

Ama şimdiki halini paylaşmadan yapamadım, bakalım sizler nasıl bulacaksınız benim ripple battaniyemi.




  

   

12 Mart 2013 Salı

Motif etkinliğimiz devam ediyor

Motif etkinliğimiz devam ediyor.  Etkinliğin 2. ayını da geride bıraktık ve 3. ay başladı bile. Zaten etkinliğimiz 4 ay devam edecekti yani bir anlamda sona yaklaşıyoruz.

Bu arada, etkinlikte ben 2. ayda motiflerimi alacaktım ve benim motiflerim de elime geçmeye başladı, hepsi birbirinden güzel ve hepsi özenle örülüp gönderilmişler.

Bu etkinliğin beni en çok etkileyen yönü birbirini hiç tanımayan ve tek bağlantılarını internet üzerinde bir formda kuran 24 kişinin birlikte yola çıkmış olması. 

Ben etkinliğin ilk ayında Fethiye'de yaşayan birisine gönderdim ördüğüm motifleri, ikinci ayında ise motifler Çanakkaleye gittiler. Şimdi etkinliğin üçüncü ayın motiflerini tamamlıyorum onlar da Didim'e doğru yola çıkacaklar. Dördüncü ay motifleri ise kimbilir nereye gidecekler. 

Benim aldığım ilk motifler neredeyse komşum sayılabilecek kadar yakın bir adresden geldi, ikinciler Kayseri, üçüncü motiflerim Ankara'dan, beklediğim bir motif paketi daha var henüz elime geçmedi ve merakla bekliyorum nereden geliyor.

Herbir motif ayrı bir hikaye her bir motif bambaşka yaşanmışlıklarla geliyor. kimisinin içinde minik bir not, kimisinden minik bir hediye gönlünde koptuğunca elinden geldiğince. İnsanın içini açan bir güzellik. Son yıllarda özellike, posta kutusunda fatura ve reklam broşürlerinden başka birşeylerin olmadığı bir dönemde, postacının yolunu beklemek ve gelen paketin içinde elemeği, göznuru motiflerin çıkıyor olması inanılmaz bir keyif. 

İyi ki bu etkinliğe katılmışım. Hayatıma yeni bir heyecan ve güzellik kattı.

10 Mart 2013 Pazar

Bir battaniye daha

Bir bebek battaniyesi daha örüyorum. 

Bu modelin adı yabancı sitelerde honeycomb diye geçiyor ama bizim bildiğimiz balpeteği örneği. Bir şekilde motif elden elde dilden dile gitmiş ve tüm dünyada örülür olmuş. Ben de hangi model olmalı diye ararken yine Hanımeli Formundan sevgili Sercan önerdi ve çok beğendim. Evdeki iplerimle hemen başladım. Elimdeki iplerim yetmeyecek gibi ama eminim devamını bulabileceğim.





İplerim Nako Baby Lüks Minnoş ve iki kat olarak kullandım. 6 numara şiş ile örüyorum.

Tahinli Kurabiye

Bugün sizinle yeni öğrendiğim ve çok beğenip hemen denediğim bir tarifi paylaşmak istiyorum.


Pazartesi ve Salı günleri dikiş kursuna gidiyorum. Sabah 9 da başlayıp akşam üstü 4'e kadar devam ediyor. Öğle yemekleri hep dert ne yesek, nereden yesek. Kim gidip alacak, bozu para, para üstü filan derken karar verdik ki, her ders günü önceden belirlenen 4 kişi birşeyler yapıp getirecek ve hep birlikte yiyeceğiz. Tabi bu arada herkes, kendi tabak ve çatalını da yanında getirecek. İşte böyle bir günde yapılanların içinde bir türlü denemediğim tahinli kurabiye geldi ikramalrın arasında ve ben de hemen tarifini aldım. Eve gelir gelmez de kızımla birlikte yaptık. Harika oldu, kızım, eşim, annem ve babam bayıldılar anında bitip gitti:) Ben de bu kadar beğenilen bu tarifi buradan da paylaşmak istedim.

Tahinli Kurabiye: 

1 bardak tahin
1 bardak sıvı yağ
1 bardak şeker
1 yumurta (sarısı hamura, beyazı üstüne)
3 - 3,5 bardak un

Elde edilen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp avuç içinde yuvarlandıktan sonra önce yumurtanın beyazına sonra da dövülmüş ceviz yada fındığa batırılıp tepsiye dizilecek. Bu vermiş olduğum ölçüden yaklaşık 25 tane kurabiye çıkıyor.

Ama lütfen kurabiyelerin iyice soğumasını bekleyin tepsiden almak için yoksa kurabiyeler kırılıyor. Misafirleriniz için yapacaksanız o zaman bir gün önceden yapmanızı özellikle tavsiye ederim. Yada sabah ilk işiniz olsun. Çok daha lezzetli ve yemesi keyifli oluyor.

Deneyenlere şimdiden afiyet olsun!







Değişiklik: bir paket kabartma tozu ilavesiyle çok daha iyi sonuç alınıyor









28 Şubat 2013 Perşembe

Muhteşem bir ses harika bir yorum

Bu güne bu şarkıyı mırıldanarak ve eşime kızıma sarılıp onları ne kadar çok sevdiğimi söylerek başladım. Çok eskilerder bir ses ve şarkı nasıl olduysa geldi dilimin ucuna ve paylaşayım istedim buradan da.


26 Şubat 2013 Salı

Ripple Battaniyem büyüyor

Geçtiğimiz günlerde biri bebek battaniye örmeye başladığımı yazmıştım. Battaniyem ilerliyor, sanırım üçte biri bitti. Bir açıp bir kapayan güneşin enerjimi tükettiği bugünlerde seçtiğim renkler içimi ısıtıp, enerjimi yükseltiyor. Umarım paylaştığım resim sizlere de iyi gelir.


Yakında bitmiş halinide sizlerle paylaşmayı diliyorum.

Alışverişim gelmiş benim haberim yokmuş


Benim alışverişim gelmiş de haberim yokmuş. 
Bu aralar indirimleri de bahane edip alışveriş yapıyorum işte yeni aldığım çantam ve ayakkabım:)

Internetten alışverişi genelde kitap, dergi, cd, dvd için filan kullanmayı tercih ediyorum. Aslında dokunarak, görerek alışveriş yapmayı seviyorum ama bazen de bildiğim, kullandığım ve inandığım markalar olunca internetten alışverişe de hayır demiyorum.

                                    

almış olduğum çanta ve ayakkabımın görsellerini alışverişimi yaptığım siteden aldım.


23 Şubat 2013 Cumartesi

bir hediye çekilişi duyurusu....

takip etmekte olduğum Burçin Noyan, nam-ı değer Ballerina, blogunda bir çekiliş düzenlemiş, ben hediyelerini çok beğendim, umarım bu çekilişte şansım yaver gider...


benim yeni kırmızı ayakkabım

Kırmızı ayakkabı gördüğüm zaman dayanamam. Çoçukluğumdan beri böyle. Nerde ne zaman bir kırmızı ayakkabı görsem hemen alıp giymek isterim. Çok uzun yıllar yetişkinlerde kırmızı ayakkabı pek bir garip kaçıyordu. Bakmayın şimdilerde renk renk ayakkabıların vitrinleri süsleyip günlük hayatımızın içine girmiş olmasına. Çok değil bundan 8 - 10 sene öncesinde yoktu böyle bir renk çeşidi ve kullanımı ayakkabılarda bizler için. Ama her nasılsa ben bir kırmızı ayakkabı edinmeyi başarmıştım kendime o yıllarda ve çok severek uzun zaman kullanmıştım garip bakışlara aldırmadan.

Neyse ki o günler gerilerde kaldı ve gardrobunda kırmızı ayakkabısı olmayana garip bakıldığı günlere gelindi ama işte ne olduysa oldu ve benim kırmızı ayakkabı hevesim geçti gitti. Onca yıl arayıp bulamadıktan sonra ve bulduğumda da garip bakışlara rağmen mutlulukla giydikten sonra şimdi ortalık kırmızı ayakkabıdan geçilmiyor ama benim kırmızı ayakkabı keyfim kalmamıştı.

Ama öyle değilmiş, dün avare avere bir alışveriş merkezinde gezinirken, kızımı okuldan alacağım saati geçiriyordum ki kocaman bir panoda kırmızı bir ayakkabı ile indirim afişi hazırlamış olan mağazanın önünde buluverdim kendimi ve hemen girdim içeriye buldum ayakkabıyı ve denedim. Sonrasında kasanın önünde ödeme yapıyordum yüzümde kocaman bir gülümseme ile. Gülümsememin en önemli nedeni ayakkabımı çok beğenmiş olmam ve ikinci ve belki de en önemli diğer nedeni ise fiyatı.... 19,90TL gerçekten de güzel değilmi?


ayakkabımın görselini ayakkabıyı aldığım mağazanın internet sitesinden aldım.



22 Şubat 2013 Cuma

Ripple Battaniye Yapıyorum

Daha önceki yazılarımda örmeyi planladığım bebek battaniyelerinden bahsetmiştim ve hatta örmeyi istediğim modelleri de paylaşmıştım.

Zor taraflarından birisi hangi örneği yapmak istediğime karar vermekti ve sonraki aşamada da renkleri seçmek zor bir karar aşamasıydı.

Nihayet aklımda olan renklerle birlikte dün Kürkçü Han'a bir ziyaret yaptım. Orada, aklınıza gelen tüm markaların yanında her yerde her zaman karşımıza çıkmayan pek çok ürünle birlikte bir de bu ürünlerin ihraç fazlası grupları ile çok fazla seçenek ile karşı karşıya kaldım ama korktuğum başıma gelmeden daha önce de alıp kullandığım ve memnun kaldığım  Ayda Yünlerinin ürünlerinden aldım. 

Ayda Yünlerinin renk seçeneği maalesef diğer markalarda yok. Daha doğrusu aynı ürün çeşidinin içinde yok. Bebe yünü dediğinizde bildiğimiz yumuşak renkler var ama arasına biraz daha canlı parlak yada farklı bir renk ilave etmek istediğinizde ipin dokusu, kalınlığı birbirine pek denk gelmiyor maalesef yada ben beceremedim. Şimdi bilmediğim emin olmadığım bir konuda ahkam kesip bilgiçlik taslamayayım.

Neyse ben kararımı verdim ve o renkmi, bu renkmi derken 14 ayrı renk ayırmışım kenera almak için. Aslında çok daha fazlaydı ama ikinci üçüncü elemeden sonra kalan 14 renk oldu. Hepsinden 100'er gramlık birer yumak aldım, sanırım 3 bebek battaniyesine yetecekler. Yetmezlerlese de barakım artık çaresine. İpim %100 akrilik, normalde kullandığımız bebe yünlerinden biraz daha kalın bir ip ve 4.5 numara plastik tığ ile örgüsünün de güzel olduğuna karar verdim. Hatta fikirlerini aldığım yakınlarım da uygunluğuna onay verdiler.

Bu arada tığ numaramı verirken, özellikle plastik diye belirtiyorum ki, plastik ve metal tığların numaraları aynı olmakla birlikte kalınlıkları kesinlikle çok farklı. Ben bu bilgiyi hanimelim.net formunda yaşanmış tecrübelerden öğrendim. Çok değerli bir bilgi diye düşünüyorum. 

İşte aldığım renkler


Ve aldığım iplerimle, hemen bir deneme örmesi yaptım. Bu örneği internette pekçok sitede bulabilirsiniz, ben Attic24'ün sitesinde yaptıklarını görüne kararımı verdim ve yola çıktım. Bakalım bittiğinde nasıl olacak.

İlk denememde, 85 santimetrelik bir başlangıç yaptım ve sınırım bebek battaniyesi için uygun bir genişlik olacak. Bu benim öreceğim ilk bebek battaniyesi olacak. Sonucunun  çok güzel olmasını istiyorum, çünkü bu bebek battaniyesi çok ama çok sevdiğim dostlarımın doğumunu beklediğimiz bebeklerinin olacak. Severek kullanacağım, yumuşacık bir battaniye olsun dileğim.

İlk denememlerimi de paylaşmadan yapamadım. İlerledikçe yine buradan paylaşmaya devam edeceğim.






Benimle fikirlerinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum.


Ripple battaniyenin nasıl yapıldığını da bu izlediğim videodan öğrendim.



19 Şubat 2013 Salı

Motif etkinliğimizin 2. ayı da tamamlandı

Ocak ayında başlamış olan ve dört ay sürecek olan motif etkinliğimizin 2. ayı da tamamlandı. Benim motiflerim hazır ve yola çıktı bile. Bu sefer Çanakkale'den Berfakus isimli arkadaşıma gönderiyorum. Güle güle iyi günlerde kullanılmasını diliyorum.

Bu ay benim motiflerim de gelecek. Gözüm yollarda. Bakalım ne zaman hepsi biraraya gelip bir battaniye olmayı başaracaklar meraktayım.

Motiflerimin hepsi biraya geldiğinde belki benimde biraz ekleme yapmam gerekebilir. Gerçi, motifler geldiğinde birleştireceğim renge karar verince bir sıra da birleştirme için öreceğim yani motifler biraz daha büyümüş olacak. Örerken birleştirme tekniği kullanacağım, (join as you go)



15 Şubat 2013 Cuma

Alison Moyet - For You Only

Bu şarkı taaaa 1985'ten bu yana hayatım da ve herseferinde aynı hazzı alarak dinliyorum.

Muhteşem bir ses harika bir yorum. Ben bu şarkıyı ilk dinlemeye başladığımda kasetler vardı, o zaman onları dinlerdik. Evde, arabada, walkmanlerimizde heryerde. Internet henüz hayatımıza girmemişti, YouTube hayalini bile kurduğumuz birşey değildi. Yabancı müzik dergileri ülkemizde yayınlanmıyordu yada varsa bile çok pahalıydı. Yani demek istediğim şarkıyı sadece ve sadece kasetten dinleyip sevdim. Hiçbir şekilde bir görsel yoktu elimde. Ne bir resim ne de başka bir şey. Hayalimde hep miniminnacık siyahi bir şarkıcı vardı. Sonra ne kadar yanıldığımı öğrendim. Alison Moyet aslında o dönemin çok popüler grubu Yazoo'nun bir elemanı, sonrasında kendi başına yolunla devam etmiş bir vokal.

Ben bu şarkıyı ve Alison Moyet'i bir İngiliz arkadaşım sayesinde tanımıştım ve onun kendisi için kaydettiği kaseti kedime kopyalamıştım. Bu şarkı o dönemi birlikte yaşadığım ve çok şeyler paylaştığım arkadaşlarımla aramızda marş gibiydi. Şimdi bu şarkıyı dinlerken onları özlemle anıyorum. Umarım hepsi iyiler eve gönüllerince bir hayat kurmayı başarmışlardır. Ve inanın, kaset hala duruyor ama artık maalesef çalışmıyor.

Yolunuz buraya düştüyse lütfen bir kulak verin. Eminim beğeneceksiniz...

Alison Moyet - For You Only(Live@Peter's Pop Show,ZDF Ch,Dortmund,Germany,30.11.1985)





14 Şubat 2013 Perşembe

Kızım Pamuk Prenses olmak istiyor

4,5 yaşındaki kızım bir öğretim kurumunun 4-5 yaş grubunda eğlenerek eğitim alıyor ve Mart ayı başında bir kıyafet partisi düzenleyecekler. 

Geçtiğimiz sene son dakikada haberdar olup hazır olarak satılan parti kostümlerinden almıştım ama çok pahalıydı. Bu sene için plan yapmıştık kızımla ve Edam Pamuk Prenses olmak istemişti. 

Kumaşlarımı Fatih Çarşamba pazarından almıştım parçası 1TL evet, yanlış okumadınız parçası "yalnızbirTürkLirası". Yerlerdeki yığınların içindeydi aldım, yıkadım ve ütüledim. Herbir parça 2.5 - 3mt civarında. Yani bir dünya kumaşım hazır durumdaydılar. Elimdeki kumaşlarla bir kaç kostüm çıkar gibi ama, beklesin kalanlar birgün mutlaka bir şekilde yine kullanılacaklar:)  

Ben yapılacak bu partinin nedense 23 Nisan etkinlikleri kapsamında yapıldığını hatırlıyordum ama maalesef yanılıyormuşum. Dün sabah kızımı okula bırakırken öğretmeniyle konuştuk ki parti Mart ayının ilk haftası yapılacakmış. Ve tabi doğal olarak acemi bir terzi olarak beni aldı bir telaş. Umarım başaracağım. Bittiğinde kızımın yüzündeki mutluluğu görmeyi çok istiyorum.

İşte kumaşlarım:



En altta zeminde görünen sarı saten kumaş ile kloş etek olacak. Mavi kumaş resimde çok belli olmuyor ama kadife onunla bluzu olacak ve kırmızı saten kumaşla karpuz kollar olacak. Resmin sağ tarafındaki sarı tül ise eteğinin kabarık durması için kullanılacak. Bu sarı tülü pazardan almadım, Eminönüne gittiğimde, gelinlik, nişanlık tarzı kumaşlar satan bir yerden almıştım, onunda metresi 2TL idi sanırım. 140cm eninde olduğu için de bana 1 metre kumaş yetip artacak diye düşünüyorum.

Eteği kloş olacak beli lastikli altında da kabarık durması için aynı şekilde tül etek dikilecek, onların kalıpları hazır hiç sorunum yok çünkü kızıma daha önce aynı kalıptan etek dikmiştim şimdi boyu daha uzun olacak o kadar. 

Ama hiç üst çalışmadım. İlk denemem olacak. Onun için de şu anda giydiği bir arkadan düğmeli elbisesini kalıp yaptım. onun sadece üst bedenini kullanacağım ve kabarık bir karpuz kol için ne yapmam gerektiğini hala internette araştırıp duruyorum. Eminim onun için de bir yol bulacağım.

Bittiğinde ki kızım da ben de heyecanla bekliyoruz, umarım ortaya çıkacak olan kostüm kızımı çok mutlu eder.

Sanırım bu yazımı okuyanlar bana şans dileyeceklerdir.

yakında bitmiş Pamuk Prenses elbisemle görüşmek üzere.

İlhan İrem - Olanlar Olmuş



Öncelikle bugün buraya gelen herkesin sevgililer günün kutluyorum. Bu sabah radyoda İhan İrem şarkısı duydum ve içime güzellikler doldu diyebilirim ve hemen YouTube'da başladım İlhan İrem şarkıları dinlemeye ve burada paylaşmak istedim. 








13 Şubat 2013 Çarşamba

çok beğendim, kendime de yapacağım

bir sürü şey yapmak istiyorum, örmeyi çok istediğim bir sürü model var hem kendim hem kızım için, kızım ve kendim için de dikmeyi planladığım bir sürü şey var ayrıca evim içinde örmek ve dikmek isteğim bir dolu şey var, bu arada tığ ile yapmayı da istediğim bir çok örnek var. Bunların hepisini ne zaman nasıl yapacağımı bilmiyorum ama yapacağımı biliyorum.

İşte yapmayı istediklerimden biri, takipte olduğum Attic24'ün blogunda buldum. Kendisi blogunda yapılışını adım adım fotoğraflayıp paylaşmış. Bence hep bütün yaptıkarına bakın hem de bu kapı süsünün.




Bu da başka bir uygulama, ama maalesef bunu kaydederken hangi siteden aldığımı not etmemişim, bilen gören varsa ve bana haber verirse çok sevinirim.




Yapılacaklar listesini kabartanlardan birisini sizinle paylaşmış oldum:)

9 Şubat 2013 Cumartesi

Kendimi bu gün çok daha hissediyorum!



Kendimi her yeni günde daha iyi hissetmek için pek çok sebebim olduğunu bilerek başlıyorum.

Sağlığım yerinde. Çok şükür dert edilecek hiç bir sağlık sorunum yok. Elim ayağım tutuyor. Gözlerim görüyor, kulaklarım duyuyor, dokunabiliyorum ve tad alabiliyorum. Sevdiğim herkes, sevenlerim sağlıkla yanımda. Bundan büyük nimek mi olur? 

Bundan yıllar yıllar önce çok saygı duyduğum ve değer verdiğim bir profesöre “İnsanı Tanımak” adlı seminerinde asistanlık yaptıyordum. Çok etkilendiğim ve çok da şey öğrendiğim seminerlerdi. Konu insan olunca içerik aynı olmakla birlikte her yeni grupta yepyeni deneyimler, yepyeni öğreniler oluyordu.

Hayatta olduğunu ümid ederek kulaklarını çınlatmak istiyorum hocamın, her sabah kalktığınızda ki sabaha uyanmak insanoğlu için çok  önemliymiş, hayata vedalar genelde gece olurmuş. Uyanıp yataktan kalktığınızda kendinize bir dokunun, kolunuzu, bacağınızı, saçınızı sevin, varlıkları için ve hala onları hissedebiliyor olduğunuz için şükr etmenin ve teşekkür etmenin insan ruhu için ne kadar önemli olduğunu söylerdi. O zamanlar 20li yaşlarımdaydım, aklımda yer etmiş ama yıllar içerisinde hayatımda da yer etmeye başladı. Çok daraldığım, sıkıldığım zamanlarda unuttuğum oluyor kendimi hissetmeyi, sevmeyi ama yıllar içerisinde her sabah kalktığımda, elimi yüzümü yıkarken, duşumu alırken, kendimi hissedip, yaradanıma şükr ediyorum.

Sadece hala kendimi hissedebildiğim için değil, yanımda olan sevdiklerim için, hayatta sahip olduğum herşey için teşekkür ediyorum. Teşekkür çoğunluka kendi kendi kendime değil, eşime ve kızıma ve tüm aileme, dostlarıma da bunu söylüyorum, bilmelerini istiyorum bana hissettirdiklerini.

Ama, bugün kendimi daha çok hissediyor olmamın bir sebebi var. Dün yeni bir yaş aldım ve ailemle sevdiklerimle kutladım yeni yaşımı. 4.5 yaşındaki kızım bütün gün “seni seviyorum anne”, “doğum günün kutlu olsun anne”, “iyi ki doğdun anne” deyip durdu ve okulda yaptıkları gibi, beni doğum günü çocuğu ilan edip resimler yapıp hediye etti. Ama söylediği bir şey varki beni derinden etkiledi, sanırım, ömrüm oldukça hatırlayacağım.

Yine bana iyi ki doğdun anneciğim deyip yaptığı resmi getirip hediye ettiğinde ben de ona, “iyi ki doğmuşum ve iyiki senin annen olmuşum, ve benim kızım olduğun için çok ama çok mutluyum” dedim ve kızımın bana cevabı “iyi ki sen benim annemsin, çünkü sen beni çok seviyorsun ve beni çok güzel büyütüyorsun  sana teşekkür ederim” işte o an, şükr etmek için bir nedenim daha oldu.